Mesleki Bilgiler, Hobiler, Çalışmalar, Öneriler, Güncel Bilgiler ve Haberler, Farklı Bir Bakış Açısı

Posts tagged ‘teknoloji’

İnsan Beyni ve Kapasitesi


Tabi ki insan beyninin gerçek kapasitesini bilmek oldukça zor. Yinede bazı akademisyenler çalışmaları sonucu insan beynini, bilgisayar belleğine benzetmişler. İsterseniz detaylarına inelim;

xcv_6953

Beyin fizyolojisi alanında araştırmaları ile dikkat çeken akademisyen Canan, insan beyninin koskocaman bir bellek olduğunu belirterek, ‘İnsan hafızası bizim teknolojimizi aşan bir durum. Ancak bilgisayara benzeterek bir tahminde bulunabiliyoruz. Yaklaşık 20 milyar civarındaki hücre ve bunlar arasındaki bağlantıları hesaplarsak yaklaşık 2,5 milyon GB hafızamız var. Bu 300 yıl süren bir HD filmi kaydetmek demektir’ifadelerini kullandı.

İNSAN BEYNİ BİLGİSAYARA HİÇ BENZEMİYOR

Uludağ Üniversitesi Mete Cengiz Kültür Merkezi’nde öğrenciler ile bir araya gelen akademisyen Canan, beynin nasıl çalıştığı ve özellikleri konusunda çarpıcı bilgileri paylaştı. Canan, beynin bilgisayara hiç benzemediğini söyledi.

BİZ BEYNİMİZİ HİÇ KULLANMIYORUZ

Sinan Canan, ‘Sinir hücresi öldü mü, beyniniz gider’ mantığı vardı ama bugün artık biliyoruz ki, beynimizin birçok yeri harıl harıl hücre üretme yeteneğine sahip. ‘Beyin değişmez’ düşüncesi rafa kalktı. Beynimiz inanılmaz bir yapıya sahip. Bu yüzden bilgisayara benzemez. İşlemcisi sökülen bir bilgisayarın monitörünün işlemci görevini üstlendiğini gördünüz mü? Beynimizde inanılmaz bir potansiyel var. Herkes soruyor ya, biz beynimizin kaçta kaçını kullanıyoruz? Aslında biz beynimizi hiç kullanmıyoruz’ diye konuştu.

İNSAN HAFIZASI 2,5 MİLYON GB

Canan, hafıza konusundaki çarpıcı açıklamalarını şu şekilde sürdürdü; ‘İnsanlığın hafızası ne kadar? ‘Benim niçin hafızam doldu?’ diye bir düşünce var. İnsan hafızası bizim teknolojimizi aşan bir durum. Ancak bilgisayara benzeterek bir tahminde bulunulabiliyor. Yaklaşık 20 milyar civarındaki korteksimizde hücre var. Bunlar arasında trilyon kere bağlantı olursa yaklaşık 2,5 milyon GB hafızamız var. Gördüğünüz gibi kocaman bir bellek. Bu hafıza 300 yıl süren HD filmi kaydetmek anlamına geliyor ama mesela ilkokuldaki bir hatıranızı hatırlayın, detaya girin. Hiçbir dijital filmde böyle bir çözünürlük yok. Aslında beynimizin hafıza kaydı sınırsız.’

Teknolojiyi Kullanırken Uyanık Olmak


Görsel
Teknolojik ilerlemenin önünü alamadığımız, her eve internet, bilgisayar ve dahi akıllı telefonların girdiği günümüzde, teknolojiyi daha bilinçli kullanmamız gerekiyor. İrademize hakim olamadığımızda zaten (gerçi normal birşeymiş gibi “zaten” demek de doğru değil ama..) hayatımızın en önemli değerlerinden “zamanımızı” elimizden gidiyorken acaba sıra bir de mahremiyetimize mi geldi?  

Bu konuda zaten hepimiz, “bilgisayarda mutlaka antivirüs programı olmalı, posta kutumuza gelen şüpheli mailleri açmamalıyız ya da şifremizi ve kişisel bilgilerimizi her ortamda paylaşmamalıyız” gibi önlemleri üç aşağı beş yukarı biliyor ve almaya çalışıyoruz. Teknoloji bir “öcü”  değil ve amacım onu o şekilde göstermekte değil.

Ama cep telefonunu almadan evden çıkmadığımız, facebook,twitter vb. sosyal paylaşım sitelerine bakmadan günümüzün geçmediği, hatta “internetsiz yaşayamam, yapamam” diyen insanların arttığı günümüzde, bunun zararlı yönlerinin de farkında olmalı ona göre daha bilinçli bir şekilde kullanmalıyız diyorum sadece.

Velhasıl, bu konuda yeni okumuş olduğum bir haberi paylaşmak istiyorum sizlerle dostlar. Buyrun; 

Cep telefonunuza indirdiğiniz oyunlar sandığınız kadar masum olmayabilir. Şayet oyun gizli bir programla donatılmışsa, bu oyun sayesinde telefonunuz, tam bir dinleme ve izleme cihazına dönüşebilir.

Hayatımızı çepeçevre saran teknoloji nimetleri, kimi zaman bize doğrultulmuş birer silah haline gelebiliyor. Örneğin cep telefonuna indirdiğiniz basit bir oyun bile sizin aleyhinizde çalışabilir.

Bu konuda önemli uyarılarda bulunan TOBB Özel Güvenlik Sektör Meclis Başkanı Hasan Gazi Özer, “Çocukların indirdikleri oyunlar, göründükleri kadar masum değil malesef. Göründüğü kadar masum olduğunu söylemek biraz delilik olur. Birçoğu bir başka casus programa aslında link vermiş oluyorsunuz. Özellikle ‘ücretsiz’ diye tabir edilen konularda çok dikkatli olmak gerekiyor” diye konuştu.

Dinleme veya izleme yapmak için böyle karmaşık bir yönteme gerek de olmuyor kimi zaman.. Bu işe yarayan cihazlar, kanuna aykırı olmasına rağmen internet üzerinden bile satın alınabiliyor. Üstelik nasıl kullanılacağının detayları da paylaşılıyor.

Hasan Gazi Özer, “Anahtarlık kameralar, kalem kaydediciler, görüntü alıcılar, ses kaydediciler çok rahat bir şekilde fuarlarda tanıtıldığını ve ayaküstü satıldığını göreceksiniz. Aynı şekilde internet siteleri üzerinden de”  dedi.

YASAL MI?

Peki bu tür cihazların satılması yasal mı? Bu soruya, Özer, “Ne bunu satılması ne de aranıp bulunması için yapılan bu çalışmaların hiçbiri yasal ve ülkemiz şartlarında ticari faaliyet olarak görülmemektedir” cevabını verdi.

Özel hayatın ihlalini bu kadar kolaylaştıran cihazların bu denli kolay elde edilebilmesini sağlayan sektör de bu işten epey kar ediyor. Hatta kimi zaman bir kaç dolara mal olduğu halde fiyatı şişirilen kameralar, yüzlerce dolardan alıcı buluyor.

Yabancısı olduğumuz bu sektördeki gelişmeler, Meclis’te Yasadışı Dinlemeleri Araştırma Komisyonu’nun çalışmalarında masaya yatırıldı ve uzmanların dilinden dinlendi.

BİLMEDİĞİNİZ BİR NUMARADAN GELEN MESAJI AÇTIĞINIZDA DİNLENMENİZE ONAY VERMİŞ OLABİLİRSİNİZ!

TOBB Özel Güvenlik Sektör Meclis Başkanı Hasan Gazi Özer, önemli bir uyarıda da bulundu:

“Tanımadığınız, bilmediğiniz bir numaradan mesaj geliyorsa şayet, mümkün olduğu kadar açmamaya çalışın. Açtığınızda dinlenmenize onay veriyor olabilirsiniz!”

Kaynak; trthaber

Kendisi Küçük, İşlevi Büyük Robotlar


CASUS SİNEK ROBOTLAR

“Teknolojide kim üstünse gücü de o elinde bulundurur” sözünün gerçek anlamını kaybetmek istemeyen ülkeler bilim insanlarını her alanda desteklemeye devam ediyor.

Teknolojiyle aranıza 50 yıl gibi bir süre girdi mi artık yakalamanız çok zordur. Teknoloji denilince de akla Amerika geliyor. Teknolojinin lokomotifi sayılan bu ülke öyle bir robot casus yaptı ki herkes şaşıp kaldı. Nano teknolojik robotlar, sinekler gibi grup halinde ve senkronize uçabiliyorlar. Üzerinde kamera ve vericileriyle giremeyeceği yer yok gibi. İşte Pennsylvania Üniversitesinin General Robotic Grubu’nun yaptığı o mikro casuslar.

Sonunda Onu da Hack’lediler !


Dijital video kaydediciler (DVR), internette siber saldırıların kaynağı olan platformların başında geliyor desek, bu çoğunuza hiç de inandırıcı gelmezdi. Ancak NorseCorp şirketinin baş teknoloji sorumlusu Tommy Stiansen hiç de öyle demiyor: “Bugün sadece Amerika’da hack’lenmiş 10,000 DVR gösterebilirim.

İnternetten istihbarat toplayan şirket, son zamanlarda müşterilerinden birinin, birleşik kredi bankasının sanal sunucusuna art arda saldırı gerçekleştiğini keşfetti. Ancak saldırıların kaynağı bir hayli ilginçti. Stiansen saldırının, bankanın internet ağına kabloyla bağlı bir DVR aracılığıyla yapıldığını belirtti.

Kablo şirketi tarafından DVR için bir güvenlik duvarı sağlanmamıştı. Dolayısıyla DVR’ı banka ağından kesmek ağ yöneticisine kalmıştı. Stiansen, bu tarz güvenlik açıklarının yöneticiler tarafından sürekli kontrol altında tutulması gerektiğini söyledi.

Siber suçluların, bankaların web sitelerine girerek müşterilerin kimlik bilgilerini çalmak için kullandığı birçok yazılım mevcut. Elbette Zeus, bunların en meşhur olanı. Ancak Stiansen, neredeyse her gün yeni bir türü çıkan Zeus’la baş etmenin çok zor olduğunu söylüyor.

 
Kaynak: Chiponline

Tacoma Narrows Köprüsü ve Hazin Sonu


Tacoma Narrows köprüsü 1940 yılında ince bir mühendislik hatası yüzünden yıkılmıştır. Yalnız köprü ne ağırlıktan çökerek yıkıldı ne de yorulma sebebiyle; köprü,  67 km/sa hızda rüzgarla rezonansa girerek yerle bir oldu. Bu hadise köprünün yapımında sorumlu olan mühendis Moisseiff’e o kadar dokunmuş olacak ki 3 yıl sonra öldü. Tacoma Narrows köprüsünün yıkılışı aslında bir dönüm noktası oldu. Bu olaydan sonra mühendisler köprü inşaatlarında rüzgar kuvvetinin ne kadar önem taşıdığını ve yapılan hataların nelere yol açtığını daha iyi gördü.

Önce konuyla ilgili videoya bir göz atmanızı öneriyorum, sonrasında işin teknik kısmını okuyabilirsiniz.

 

ABD’nin Tacoma eyaletinde yapılan bu köprü yapıldığı dönemde dünyanın en büyük açıklıklı üçüncü köprüsü özelliğini taşımakta idi. 1940 yılı şartları ve teknolojisi ile inşa edilen bu köprünün uzunluğu 1524 metreydi. Fakat böylesine devasa bir köprünün ayaklar arası açıklığı 853 metre iken genişliği sadece 11.9 metreydi.  Kablo asma sistem olarak inşa edilen Washington’daki bu köprü 6.4 milyon dolara mal olduğu gibi, yapılış itibari ile bir çok statik sorunla karşı karşıya idi.

Öncelikli olarak isminden de anlaşılabileceği gibi asma köprüler, asma halatları ve askılar aracılığıyla ana taşıyıcı eleman olan kablolara asılarak yapılar. Kablolar, köprüyle geçilecek olan suyun iki yakasındaki zemine, sağlam biçiminde bağlanıp iki ya da daha çok dikey destek kulesi üzerinden geçirilir. Fakat genel olarak kabloların ankraja girme açısını düzeltmek İçin uçlara yakın bölümlere ek destekler yerleştirilir.

Mühendis Moisseiff tabliyenin genişlik ve açıklık oranı dengesini ayarlayamamış, kullandığıboyuna I kesitli kirişler rüzgar geçirmemişti. Burulma rijitliği esnek olmayan bu köprü açılışından kısa bir süre sonra sürekli rüzgara maruz kalmış ve salınıma girmiştir. Köprü üzerindeki hareketli yükün de az olması köprünün daha sık ve hızla salınım yapmasına olanak veriyordu.

Yapımından yaklaşık 4 ay sonra 67 km/sa hızla esen rüzgarla rezonansa girdi. Köprünün 140 km/sa gibi bir rüzgara dayanması öngörülürken rezonansa giren köprü yıkıldı. Yıkılması beklenen bu köprü 1 ay önce trafiğe kapatıldığı için üzerindeki arabada bulunan bir köpek dışında can kaybı olmadı.

1950 yılında tekrardan inşa edilen bu köprüde boşluklu kirişler kullanılarak rüzgarın geçmesine müsade edildi. Tabliye genişliği artırıldı. Yeni köprünün 10m yüksekliğindeki taşıyıcı kirişi rüzgarı geçirecek kafes elemanlardan oluşturulduğu gibi Tabliye genişliği 18.3m kiriş yükseklik/açıklık oranı 1/47 olarak saptandı.

Mühendislik adına iyi bir örnek teşkil eden bu köprü bilgilerin güncellenmesini sağladı ve yeni teknoloji arayışlarına girildi.

 

 

Bu arada lafı geçmişken rezonansı açıklayalım,

Rezonans Nedir?

Rezonans mühendislikte teknik olarak; “genliğin sonsuza gitmesi” şeklinde açıklanır. Periyodik bir etkinin altında olan sistemde salınımlar olduğunu biliriz. Salınımlar esnasında sistemin normal durumuna göre yaptığı yer değiştirme miktarına genlik denir. Bu salınımlar eğer sistemin doğal frekansına eşit olursa, sistemin genliği sonsuza dek artma eğilimi gösterir; bu olaya rezonans denir.

Kaynak:

Rezonansla yıkılan köprü

Etiket Bulutu

%d blogcu bunu beğendi: