Mesleki Bilgiler, Hobiler, Çalışmalar, Öneriler, Güncel Bilgiler ve Haberler, Farklı Bir Bakış Açısı

Posts tagged ‘kaptan’

Kitap Tavsiyesi: Hayreddin Paşa’nın Hatıraları


Hayreddin Paşa blog için resim

“Deniz üstünde yürürüz / Düşmanı arar buluruz / Öcümüz komaz alırız / Bize Hayreddinli derler.”(Kaptan-ı Derya Hayreddin Paşa’nın Leventlerinin Söylediği Denizcilik Marşı’ndan)

En büyük üstünlüğümüz iman kuvvetimizdir” diyen, 122 parça gemisiyle kendisinden 3 misli güçlü ünlü İspanyol amirali Andrea Doria’nın donanmasını Preveze Körfezi’ne gömen kaptan-ı derya, mücahit ve veli bir gazi olan Barbaros Hayreddin Paşa’dan ve onun gazalarından bahseden bu kitap, dönemin padişahı Kanuni Sultan Süleyman tarafından; “Sen karındaşın nasıl ortaya çıkıp, cihad meydanına atıldınız? Bunun sebebi ne idi? Kimlerdensiniz? Kul taifesinden mi, sairlerden mi? Bu zamana gelinceye kadar ufak büyük, karada ve denizde, ne şekil gazalar oldu ise, baştan sona kadar, ne eksik ne fazla, gerek nazım gerekse nesirle, yazıp bir kitap düzüp buraya gönderin ki, eskiden yazılmış tarihlerin yanında, Hazine-i Amire’mde bulunsun” diyerek ferman buyurmuşlar ve buna binaen zaten  Hayreddin Paşa’nın yanında bulunan ve hizmet veren reislerden olan Seyyid Muradi, “Gazavat-ı Hayreddin Paşa” isimli bu eseri meydana getirmiştir.

OSMANLI_DENIZCILIK_585

Benim tavsiye edeceğim kitap da orjinalinden faydalanılarak ve sadık kalınarak günümüz Türkçesi’ne sadeleştirilmiş, zamanında Tercüman tarafından, iki cilt olarak basılmıştır. Anlayacağınız üzere kitabın bence en güzel yanı, o dönemin deniz muharebelerini, Barbaros Hayreddin Paşa’nın serüvenlerini ve faaliyetlerini birinci ağızdan okuyabilme ve yaşayabilme imkanına sahipsiniz.

Eserin ikinci cildinin sonuna birde lügat konmuş ki zamanında çokca kullanılan ama şimdi kullanılmayan Osmanlıca sözcükler daha iyi anlaşılabilsin. Öte yandan diğer bir güzel yanı ise; bu eser sade bir dil, nazım ve nesir üzere yazılmış. Bu da eseri oldukça anlaşılır ve sürükleyici kılıyor. Ayrıca anlatımın beyitler kullanılarak zenginleştirilmesi de  eski lisanımızın güzelliğini anlamamıza vesile oluyor ve olaylara nazım yoluyla nasıl bakacağımıza güzel emsaller gösteriyor. Mesela; “Kişi nam ile işler işi namsız bir pula değmezmiş kişi!” ya da “ Bir kişinin ki yardımcısı Allah ola, gel kıyas eyle ol ne şah ola” gibi..

barbaros-hayrettin-pasa-tablosu

 

Bu arada kitap eski basım olduğu için elde etmesi zor gözükebilir ama internetten ikinci el kitap satışı yapan çeşitli sitelerden kolayca temin edebilirsiniz. Eğer bulmakta zorluk çekerseniz benzer özellikleri muhteva eden Prof.Dr. Ahmet Şimşirgil’in yazmış olduğu “Kaptan Paşa’nın Seyir Defteri” ve Çamlıca Basım Yayın’dan çıkmış “Kaptan- ı Derya Barbaros Hayreddin Paşa’nın Hatıraları” gibi muhtelif eserler bulunmaktadır, bunları da  okuyabilirsiniz.

Son olarak, şiddetle tavsiye ettiğim bir eserdir, mutlaka en kısa zamanda okumaya bakın.

Kitap :  Hayreddin Paşa’nın Hatıraları (Gazavat-ı Hayreddin Paşa, 2 Cilt)

Yazar :  Seyyid Murâdî Reis

Hazırlayan: Ertuğrul Düzdağ

Yayın : Tercüman Yayınları (1001 Temel Eser)

Reklamlar

Derya Üzerinde Camii


Kaptan-ı Derya Kılıç Ali Paşa, bir gün zamanın padişahı III. Murad Han’ın huzuruna çıkarak, kendi adına bir cami yaptırmak için müsaade lerini istedi. Fakat şair ruhlu ve aynı zamanda nüktedan olan padişah:

“Sen ki deryaların serdarısın. Muktedir isen camiini derya üzre inşa et! Sana karada bir karış yer yoktur” diye ferman buyurdu.

Kılıç Ali Paşa bu fermanı gayet soğukkanlı karşıladı ve:

“Hünkarımız doğru derler. Bizim evimiz de, mekanımız da deryalar dır. O halde mabedimizin de derya üzre inşası münasibdir” deyip müsaade isteyerek huzurdan çıktı. Fakat deniz üzerine cami nasıl yapıla caktı? Hemen o devrin en büyük mimarı Koca Sinan’ın yanına vardı ve durumu ona anlatarak, bu eseri de kendisinin inşa etmesini istedi ve bunun için de, Tophane açıklarında bu inşaatın yapılabileceğini söyledi.

Mimar Sinan’ın, inşaat yerini görüp beğenmesiyle hemen harekete geçildi. Kılıç Ali Paşa, kadırgalarla Anadolu sahillerinden iri kayaları taşıtarak Tophane açıklarında denizi doldurtmaya başladı. Böylece birkaç gün içinde burada küçük bir ada meydana geldi. Burada sahile kadar da ahşap bir köprü inşa edildi. Sonra da Mimar Sinan  inşaata başladı. Eserini tamamlayınca o yüce mimar:

“Deryalar kudursa ve azgın dalgalar kubbenin tepesinden aşsa, yine bu mabed kıyamete kadar kalacaktır” dedi.

Sonraki asırlarda, sahil ile caminin bulunduğu ada arası doldurula rak cami denizden içeride kalmıştır.

Etiket Bulutu

%d blogcu bunu beğendi: