Mesleki Bilgiler, Hobiler, Çalışmalar, Öneriler, Güncel Bilgiler ve Haberler, Farklı Bir Bakış Açısı

Posts tagged ‘İngiltere)’

Galeri

İlginç Mühendislik Tasarımları (Tarafımdan Derleme) – Bölüm 3/3


Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Reklamlar

İlginç Mühendislik Tasarımları (Tarafımdan Derleme) – Bölüm 2/3


Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Osmanlı Armasının Sırrı


Son zamanlarda ihtişamlı Osmanlı armasına her yerde rastlanıyor. İnsanlar, kaybettikleri bir maziye olan hasreti, duvarlara bu armayı asarak, bilgisayarlarına, hatta telefonlarına duvar kâğıdı yaparak gidermeye çalışıyor.

Cumhuriyetin ilk yıllarındaki kıyımdan kurtulan birkaç tanesi de eski binaların girişini süslüyor. Bu arma, zannedildiği kadar eski değildir ve meraklı bir hikâyesi vardır.

                    

Kalkandan duvara

Arma âdeti, Haçlı Seferleri sırasında başladı. Şövalyeler, kendi müfrezelerini ayırabilmek için muayyen bir arma altında bulundururdu. Zamanla devlet, hükümdar, asil aile, şehir, hatta tarikat, üniversite, klüp, meslek ve loncalara ait alâmet-i fârika hâline geldi. Arma, evvelâ bayraklarda, sonra kalkanlarda kullanıldı.  Arma, zaten silah demektir. Sonradan elbise, miğfer, eşya, hatta ev duvarlarına işlendi. Miras olarak intikal etmeye başladı.
 

                      İngiltere arması                                                                                                                                                                                            Rusya’nın arması                                                                                                                    

İngiltere’de 13. asırdan beri arma kitapları neşredilegelmiştir. İlk zamanlar herkes alabilirdi. Sonradan krallar bağışlamaya başladı. Hatta 1484’te Kral III. Richard, Londra’da bir arma mektebi kurdu. Zamanla armalarla alâkalı heraldik adında bir ilim şubesi teşekkül etti. XIV. asırda Bartolus de Sascoferrato adında bir İtalyan hukukçusu, armaların hukuku ve sanatına dair şümullü bir eser kaleme aldı. İngiltere’de sadece arma ihtilaflarına bakan bir mahkeme bugün bile faaliyettedir.

Eski Türklerde armaya ongun veya damga denir. Her aşiretin bir ongunu; her beyin de hususî mühür makamında bir tuğrası vardır. Bu ongun, Avrupa Hunlarında kuş, Selçuklularda çift başlı kartaldır. Kayı boyunun damgası iki ok ve bir yaydır.

                             Kayı boyunun arması

Osmanlı arması, Windsor’da

1854 tarihli Kırım Harbi’nde İngiltere, Fransa ve Sardinya, Osmanlıların müttefiki olarak Ruslarla harbetmişti. Bu vesileyle Fransa, Sultan Abdülmecid’e Legion d’Honneur nişanı verdi. Fransa’dan geri kalmak istemeyen İngiltere de, padişaha Dizbağı Nişanı verdi. Böylece Sultan Mecid, yabancı nişan kabul eden ilk hükümdar oldu. 1346’da Kral III. Edward ihdas ettiğinden beri, kendisine nişan verilen kişilerin armasının, Windsor Sarayı’ndaki St. George Kilisesi duvarına asılması âdettir. Bu vesileyle Kraliçe Victoria, Charles Young isminde bir arma ressamını İstanbul’a gönderip, padişah için bir arma yaptırttı. Etienne Pisani adlı bir tercüman yardımıyla faaliyetlerini yürüten ressam, saltanat kavuğu, sorguç, tuğra ve ay-yıldızdan müteşekkil bir arma hazırlayıp Londra’daki Osmanlı sefiri Kostaki Efendi’ye teslim etti. Sultan Mecid, kendisine gönderilen arma müsveddesini beğendi ve kraliçeye gönderdi. Arma, yerine asıldı.Sultan II. Abdülhamid tahta çıkınca, babasından kalma bu armayı gözden geçirtti. Terazi ve silahlar eklenerek arma son hâlini aldı. 17 Nisan 1882 tarihli irade ile resmî arma olarak kabul edildi.

    

Tayland bangkok’ta bir câmide, talep üzerine Sultan Hamid’in gönderdiği Osmanlı arması

Osmanlı armasındaki semboller

Avrupa’da armaların çoğunda Latince vecizeler yazar. Osmanlı armasında hilâlin içinde el-Müstenidü bi’t-Tevfîkâti’r-Rabbâniyye ed-Devletü’l-Aliyyeti’l-Osmâniyye (Rabbânî muvaffakiyetlere dayanan Yüce Osmanlı Devleti) yazılıdır. ABD dolarının üzerindeki In God We Trust (Allah’a güveniriz) sözü ile benzerlik dikkat çekicidir. Armanın sağında kırmızı Türk bayrağı; solunda yeşil hilâfet sancağı yer alır. Bazı yeni tasvirlerde üç hilâl gözükmektedir. Halbuki orijinali ay-yıldızlıdır.

Bayrakların ortasındaki eliptik şekil ve kavuk, saltanat ve hilâfeti; soldaki çiçekler, müsamahayı; soldaki terazi,adaleti; soldaki kitap, Kuran-ı Kerimi; sağ ve soldaki silahlar, orduyu; güneş, devletin büyüklüğünü; güneşin ortasındaki yeşil yuvarlak ve içindeki tuğra, en büyük Müslüman Türk hanedanını; tuğranın altındaki ay, dünyadaki bütün müslümanların hâmisi oluşunu; madalyonların asılı olduğu aksam, köklü Osmanlı kültürünü; en altta asılı madalyonlar, çeşitli milletlerden Osmanlı halkını ifade eder.

   

1- Tuğranın etrafındaki güneş motifi, padişahın güneşe benzetilmesinden ileri gelir. 2- Sultan II. Abdülhamid’in tuğrası. 3- Sorguçlu kavuk: Osman gaziyi ve tahtı temsil eder. 4- Yeşil Hilafet sancağı.5- Süngülü tüfek: Osmanlı ordusunun aslî silâhı. 6- Çift taraflı teber. 7- Toplu tabanca. 8- Terazi: Şeşper ve asaya asılıdır, adaleti temsil eder. 9- (Üstte) Kuran-ı Kerim. (Altta) Kanunnameler. 10- Nişan-ı Âli-i İmtiyaz. 11-Nişân-ı Osmânî. 12-Asâ ve şeşper. 13-Çapa: Donanmayı temsil eder. 14-Bereket boynuzu. 15-Nîşân-ı İftihâr.16-Yay. 17-Nişan-ı Mecidî. 18-Borazan. 19-Şefkat Nişânı. 20-Top gülleleri. 21-Kılıç. 22-Top.23-El siperlikli merâsim kılıcı. 24-Mızrak. 25- Çift taraflı teber. 26-Tek taraflı teber. 27-Bayrak. 28-Osmanlı sancağı. 29-Mızrak. 30- Kalkan, ortasında stilize edilmiş güneş motifi ve 12 yıldız.

Bir armam bile yok!

1925’de TC Maarif Vekâleti bir müsabaka açtı. Jürinin beşi Güzel Sanatlar Akademisi, beşi de Maarif Vekâleti’ndendi. Bir altının 8,5 lira olduğu bir zamanda birinciye 1000, ikinciye 500, üçüncüye 300 lira mükâfat va’dedildi. Osmanlı armasından farklı olması için İslâmiyet öncesi geleneklerin nazara alınması gerektiği işaret edildi. Bunlardan numune üzerinde istenen tadilatı yapmak suretiyle Namık İsmail birinci oldu. Armada, buğday başakları ile meşe yapraklarının içinde üstünde meşale yanan bir kalkan içinde ay-yıldız ile altında bir kurt resmedilmişti. Arma,6/I/1927 tarihinde neşredildi. Ama resmen hiç kullanılmadı. Günümüzde devletin resmî bir arması yoktur. Çeşitli ay-yıldızlı şekiller bu yolda kullanılmaktadır.

 

Kaynak: 

Prof. Dr. Ekrem Buğra Ekinci

“Telefonlarınızı Telefon Gibi Kullanın!”


Küçük bir servete mal olan akıllı telefonlar hayatın her anına eşlik ediyor. Kullanıcı ve telefon arasındaki bu güçlü bağ, kimi zaman komik olaylara sebep olabiliyor. Örneğin ineğinin doğumunda iPhone’unu fener olarak kullanan bir çiftçi, telefonunu ineğin içinde unutması bu hikayelerden sadece biri…

Günümüzde insanları telefonlarından ayırmak mümkün değil. Akıllı telefonu bozulan ya da kaybolan kullanıcılar, çareyi sigorta şirketine başvurmakta buluyor.

Bir sigorta şirketi, internet sitesinde son 12 ayda kendilerine gelen telefon bozulma ya da kaybolma iddialarını yayınladı.

Bildirilen nedenler bir hayli kafa karıştırıcı. Örneğin gemiyle yolculuğa çıkan bir çift, ‘Titanic’ filminin meşhur sahnesini canlandırmaya çalışırken telefonunu suya düşürdüğünü iddia etti.

İngiltere’nin Nottingham şehrinde bir anne, kızının doğum günü pastasını hazırlarken telefonunu hamur karışımına düşürdü. Dalgın anne, sigorta şirketine telefonunun fırındaki ısıya dayanamadığını belirtti.

Yine İngiltere’de bir çiftçi, ineğinin doğumu sırasında ışığını kullandığı iPhonu’unu ineğin içinde kaldığını bildirdi.

Daily Mail’in haberine göre, Galler’de köpeğini gezdiren bir kadın ise telefonunun bir kuş tarafından çalındığını iddia etti.

Sigorta şirketi, gelen iddiaları teker teker incelediğini açıkladı. Şirketin açıklamasına göre, birçok garip ve imkansız gözüken sigorta talepleri kabul ediliyor.

Sigorta şirketinin yöneticisi John Lamerton telefon sahiplerine bir tavsiyede de bulundu: “Telefonlarınızı telefon gibi kullanın”.

İlginç Mühendislik Tasarımları (Tarafımdan Derleme) – Bölüm 1/3


Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Coalbrookdale Köprüsü


Klasik arkeolojinin bir teorisine göre dünyada ilk defa demir cevherinin işlenmesi, antik çağlarda şimdiki Türkiye’de Kaz dağları’nda çıkan büyük orman yangınında, toprağın içerdiği demire şekil verilebilecek derecede ısınması sonucunda meydana gelmiştir. Bir diğer teori ise, insanların dünyaya düşen meteorlar sayesinde demiri işlemeyi öğrendikleridir.

İnsanlar, büyük ihtimalle meteorla gelen metali dövüp, işleyerek ilkel araç-gereç ve silah yapabildiler diye kabul edilir.
Demir ve çelik 5000 yıldır kullanılmakla beraber, iki yüzyıl öncesine kadar yalnızca silah ve eşya yapımında yer almışlardır.

Ancak, 18. yüzyılda İngiltere’de ham demir üretiminin başlamasıyla birlikte demir yapı malzemesi olarak kullanılmaya başlanmıştır. Demir kullanılarak inşa edilen ilk yapılar köprülerdir. Kullanılan ilk malzeme fonttur. Fontun basınç dayanımı yüksek, çekme dayanımı ise düşüktür.

Font kullanılarak inşa edilen ilk köprü yaklaşık 1778 yılında tamamlandığı tahmin edilen İngiltere’de, Severn nehri üzerindeki Coalbrookdale Köprüsü’dür.

Abraham Darby tarafından yaptırılmıştır. Abraham Darby taş kömürü kullanarak kok kömürü üretebilmeyi ve demiri kok kömürü kullanarak işleyebilmeyi ilk başaran kişidir. 1700’lere kadar demirin işlenmesinde zengin karbon içeriği nedeniyle odun kömürü kullanılmaktaydı, ancak o yıllarda Avrupa ormanlarının tükenmesi demirin işlenmesini zorlaştırmıştı. İngiltere’de bol miktarda taş kömürü mevcuttu, fakat taş kömüründe yeterli karbon yoktu. Bu nedenlerle, kok kömürü çelik çağını başlatan büyük bir buluş olarak kabul edilir..

Tsing Ma Köprüsü – Hong Kong


Yine eşsiz bir köprüyle beraberiz.  🙂

Daha önce hazırlayıp, sunmaya çalıştığım Nanpu Köprüsü’nde olduğu gibi yine Türkçe kaynak sıkıntısı çektim. Tabi bunu İngilizce kaynakları çevirmek suretiyle yine aşmış bulunuyoruz. Fakat şunu itiraf etmeliyim ki, bize verdikleri eğitim de köprüler konusunda bir hayli eksik kaldığımızı anladım. Ayrıca betonarme yapıların çevirisinde terimler tanıdık geldiğinden çevirisi kolay oluyor. Köprülerde ise malesef böyle değil.

Şimdi Tsing Ma Köprüsü hakkında öğrendiklerimize geçelim..

Yoğunluğu ile bilinen Ma Wan Kanalı’nın üzerinden geçen 1377 m açıklıklı Tsing Ma Köprüsü, hem karayolu  hem de demiryolu geçen dünyadaki en uzun açıklıklı köprü olmakla meşhurdur. Toplam uzunluğu ise yaklaşık 2200 metredir.

Tsing Ma Köprüsü, Hong Kong Chek Lap Kok Havayolu’nun şehirle olan bağlantısını sağlayarak çok önemli bir trafik yükü kaldırmaktadır.

Bu göz alıcı köprü, Hong Kong’un görülmesi gereken müthiş yerlerinden bir tanesidir ve köprünün ihtişamını görebilmek için mükemmel yerler bulunmaktadır.

Tsing Ma Köprüsü Hakkında Bazı Önemli Detaylar Verelim;

Kulelerden biri Tsing Yi adası tarafına ve diğeri ise Ma Wan adasından 120 metre ötedeki yapay adada konuşlanmış haldedir.

İki kulenin de yüksekliği 206 m dir. Bu yükseklik Hong Kong merkezindeki pek çok binadan çok daha fazladır. Kule ayakları 100 MPa dayanımında olup, yüksek dayanımlı beton kullanılmıştır.

Ana kablolarda ki çekme kuvvetleri, köprünün iki bitiminde bulunan büyük ağırlıklı ankrajlarla tutulmaktadır.

Tsing Yi ankrajı için kullanılan toplam beton ağırlığı 200,000 ton ve Ma Wan ankrajı içinse 250,000 tondur.

Güverte inşaatı için gerekli çelik malzeme çoğunlukla İngiltere ve Japonya’da üretilmektedir.

Köprü kullanıma 60 aylık yapım süresi sonunda, 1997 yılında açılmıştır

Etiket Bulutu

%d blogcu bunu beğendi: