Mesleki Bilgiler, Hobiler, Çalışmalar, Öneriler, Güncel Bilgiler ve Haberler, Farklı Bir Bakış Açısı

Posts tagged ‘en güzel köprüler’

Galeri

İlginç Mühendislik Tasarımları (Tarafımdan Derleme) – Bölüm 3/3


Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Reklamlar

İlginç Mühendislik Tasarımları (Tarafımdan Derleme) – Bölüm 2/3


Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Haliçteki İlk Köprü


Haliç’teki ilk köprünün Sultan II. Mahmud tarafından yaptırıldığını biliyoruz. Fakat bundan yüzyıllarca önce Fatih, İstanbul kuşatması sırasında Haliç üzerine geçici bir köprü inşa ettirmişti.

22 Nisan 1453 sabahı Osmanlı gemilerini Haliç’te gören Bizanslılar, ertesi sabah daha büyük ve inanılması güç bir sürprizle karşılaştılar. Kumbarahane ile Defterdar arası, deniz üzerine kurulu verilen bir köprü ile birleştirilmişti. Bu köprü üzerinde Osmanlı askeri gidip geliyor, karşı sahilden toplar geçiriliyordu. Bizanslı tarihçi Kritobulos’un verdiği bilgilere göre, binden fazla fıçı, sandal ve duba, birbirlerine kalaslar ve demir çengellerle bağlanmıştı. En üstü de döşeme tahtalarıyla kaplanmıştı. 700 metre uzunluğundaki bu köprü üzerinde 5 asker yan yana yürüyebiliyor, toplar rahatlıkla çekilebiliyordu. Çok geçmeden her iki tarafa yerleştirilen toplarla Bizans surlarının en zayıf noktaları ateş altına alınıyordu.

Bizans İmparatoru hemen o gün tekrar daha fazla vergi vermek ve daha başka şartlarla barış teklif ettiyse de Fatih’i İstanbul’u almak niyetinden vazgeçiremedi. Bu sefer İmparator, verdiği emirle köprüyü yaktırmak istedi. Fakat bu maksatla surlardan dışarı çıkan 150 Bizanslı asker köprü üzerinde can verdi.

Bizans Prensi Dukas, Fatih Sultan Mehmed’in yaptırdığı köprüyle, gelmiş geçmiş bütün cihangirleri geride bıraktığını söyler ve “Böyle bir harikayı kim gördü, kim  işitti” sözleriyle takdirlerini bildirmişti.

İlginç Mühendislik Tasarımları (Tarafımdan Derleme) – Bölüm 1/3


Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Coalbrookdale Köprüsü


Klasik arkeolojinin bir teorisine göre dünyada ilk defa demir cevherinin işlenmesi, antik çağlarda şimdiki Türkiye’de Kaz dağları’nda çıkan büyük orman yangınında, toprağın içerdiği demire şekil verilebilecek derecede ısınması sonucunda meydana gelmiştir. Bir diğer teori ise, insanların dünyaya düşen meteorlar sayesinde demiri işlemeyi öğrendikleridir.

İnsanlar, büyük ihtimalle meteorla gelen metali dövüp, işleyerek ilkel araç-gereç ve silah yapabildiler diye kabul edilir.
Demir ve çelik 5000 yıldır kullanılmakla beraber, iki yüzyıl öncesine kadar yalnızca silah ve eşya yapımında yer almışlardır.

Ancak, 18. yüzyılda İngiltere’de ham demir üretiminin başlamasıyla birlikte demir yapı malzemesi olarak kullanılmaya başlanmıştır. Demir kullanılarak inşa edilen ilk yapılar köprülerdir. Kullanılan ilk malzeme fonttur. Fontun basınç dayanımı yüksek, çekme dayanımı ise düşüktür.

Font kullanılarak inşa edilen ilk köprü yaklaşık 1778 yılında tamamlandığı tahmin edilen İngiltere’de, Severn nehri üzerindeki Coalbrookdale Köprüsü’dür.

Abraham Darby tarafından yaptırılmıştır. Abraham Darby taş kömürü kullanarak kok kömürü üretebilmeyi ve demiri kok kömürü kullanarak işleyebilmeyi ilk başaran kişidir. 1700’lere kadar demirin işlenmesinde zengin karbon içeriği nedeniyle odun kömürü kullanılmaktaydı, ancak o yıllarda Avrupa ormanlarının tükenmesi demirin işlenmesini zorlaştırmıştı. İngiltere’de bol miktarda taş kömürü mevcuttu, fakat taş kömüründe yeterli karbon yoktu. Bu nedenlerle, kok kömürü çelik çağını başlatan büyük bir buluş olarak kabul edilir..

Nanpu Köprüsü – Şanghay, Çin


Öncelikle söylemeliyim ki, çok bilinen bir köprü olmasına karşın araştırma yaparken kaynak sıkıntısı bayağı yaşadım. Türkçe kaynak bulması zor bir konu seçtiğimi işte o zaman anladım. Bulabildiğim kadarını ve en çokta bulduğum ingilizce yayınları çevirerek sizlere hazırladığım bu eşsiz köprüyü sunuyorum.  😉

Çin, Şanghay’ da bulunan Nanpu Köprüsü’nün yapımına 1988 yılında başlanmış olup, bu şehirdeki  ilk çelik ve beton kompozit kirişli, kablo askılı köprü olarak 1991 yılında yapımı tamamlanmıştır.

Betonarme köprü kulelerine kırık H şekli verilmiştir. 150 metrelik kule, iki tarafındaki güçlü kablolarla köprüyü askıda tutmaktadır.

Diğer bir deyişle bu köprü 2 kule 2 kablo düzleminden oluşmaktadır.

Köprünün toplam uzunluğu 8346 metre olup, merkezi açıklık 423 metredir ki, bu özelliğiyle dünyada kablo askılı köprüler arasında 3. sırada bulunmaktadır. Köprünün maliyeti (herşey dahil) 227 milyon dolar.

Köprünün spiral şekilli değişimi en ilginç yapılardan birisi olduğunun göstergesidir.

Köprü Huangpu Nehri üzerinden ulaşımı sağlamaktadır.

Bu köprüde asıl amaç,  kullanılan arazi miktarını en aza indirmekti, işte bu yüzden nehir dışındaki kısmı spiral şekilli olarak tasarlanmıştır.   Köprüye bakılınca sanki bir ejderhanın Huangpu Nehri üzerine uzanıyormuş gibi bir görüntüsü vardır.

Estetik olduğu kadar köprü çıkışındaki yolların kapasitesi ve yapısı olarak da dikkat çekici.

Çeviri yaparken hata yapmışsak affola. Teknik anlamda bir hata görürseniz ve söylerseniz bende düzeltmeye çalışırım. 🙂

Aşağıda bulunan videoda, köprünün güzel bir animasyonu hazırlanmış. İzlemenizi tavsiye ederim. İyi seyirler.

Millau Viyadüğü – Le Viaduc de Millau


Fransa’nın İspanya sınırına yakın Millau vadisinde, tasarımını Michel Virlogeux, mimarlığını Norman Foster’in yaptığı dünyanın en yüksek viyadüğünden biraz bahsedelim..

Köprünün yapımından önce, yol Millau şehrinin çevresinden dolanıyordu, bu viyadükle şehri çepeçevre dolanmak yerine nehirden doğruca Tarn’ dan Millau’ ya geçilebiliyor. Zaten “Viyadük”, karayolu projelerinde, arazideki çok büyük açıklıkları geçmek için inşa edilen çok büyük köprülerdir diyebiliriz.

Fransa’da Tarn nehri üzerinde yapılan, Paris ile Barcelona  arasındaki dünyanın en yüksek köprüsü Millau, 2 aks arası açıklığı  342  metre ve zeminden 343 metre yüksekliği ile fransızların yeni Eyfel Kules’i olarak tanımlanıyor. Uzaktan bakıldığında yelkenli bir gemiyi andıran köprüyü 7 ayak taşıyor.  2,5  kilometre uzunluğunda ve 36 bin ton ağırlığında.

Köprü gövdesinin genişliği de 32 metredir. Yani ortalama bir şerit genişliğinin 1,7 metre civarında olduğunu varsayarsak, bu genişliğe şerit sığdırsak yaklaşık 18 şeritli bir karayolu olurdu.

Yapımında on binlerce ton çimentonun ve çeliğin kullanıldığı köprü, sadece taşıt trafiğine açık, yayalar kullanamıyor. Çelik köprünün inşaatını 394 milyon euro’ya finanse eden Eiffage firması 75 yıl boyunca da işletme hakkına sahip oldu. Eiffage şirketi yatırdığı parayı,  6 avroluk geçiş ücretiyle 2080 yılına kadar geri alacak. Günlük 10.000-25.000 arası araç trafiğiyle ne kadar para kazanacaklarının hesabını size bırakıyorum.

343 metre yüksekliği ile Eyfel Kulesi’nden biraz daha yüksek ve Empire State Binası’ndan 37 metre daha kısadır.

Köprü saatte 225 km. hıza ulaşan rüzgar hızına dayanıklı biçimde üretilmiştir. 14 Aralık 2004 günü açılış töreni gerçekleşen köprü iki sonra araç trafiğine açıldı. Köprünün kullanım süresi 120 yıldır.

Köprü üzerinde bizdeki asfalta benzeyen, fakat köprünün çok büyük uzunluktaki çelik gövdesindeki genleşme-büzülmeden dolayı olabilecek deformasyonlara ayak uydurabilmesi için esnek bir bitümlü malzeme, kaplama olarak kullanılmıştır.

Bu yapının en önemli özelliği, viyadüğün tabliyelerinin yapıldıktan sonra vinçlerle yukarı çıkartılmamasıdır; daha açık bir ifadeyle söylemek gerekirse, tabliyeler viyadüğün başladığı ve bittiği iki tepede imal edildikten sonra her iki tepeden itilerek yerden 200 metre yükseklikte saatte 9 metre hızla ilerleyerek karşı uçla birleştirilmişlerdir.

Köprünün yapımı pek çok televizyon programlarına konu olmuştur. İşte bunlardan kendimin de izlediği, açıklayıcı anlatımıyla hoşuma giden iki programın videosunu ekledim. İyi Seyirler..

Etiket Bulutu

%d blogcu bunu beğendi: